Serhat Mustafa Kılıç’ın Harbiye Muhsin Ertuğrul Sahnesi’nde düzenlenen anma törenine, Seksenler dizisindeki rol arkadaşları Faruk Sofuoğlu ve Hacı Ali Konuk da katıldı. İkili, Kılıç’ın vefatından duydukları üzüntüyü dile getirerek duygusal anlar yaşadı.
Video şu anda site içinde başlatılamadı.
Kaynak adres yenilenirken tekrar deneyebilir veya isterseniz özgün paylaşımı açabilirsiniz.
Instagram'da İzle →
Gece Magazin
Serhat Mustafa Kılıç’ın Harbiye Muhsin Ertuğrul Sahnesi’nde düzenlenen anma törenine, Seksenler dizisindeki rol arkadaşları Faruk Sofuoğlu ve Hacı Ali Konuk da katıldı
Serhat Mustafa Kılıç’ın Harbiye Muhsin Ertuğrul Sahnesi’nde düzenlenen anma törenine, Seksenler dizisindeki rol arkadaşları Faruk Sofuoğlu ve Hacı Ali Konuk da katıldı. İkili, Kılıç’ın vefatından duydukları üzüntüyü dile
Gece MagazinVideo
KİŞİLER
KAYNAK
● YORUMLAR (726)
Ölen kişinin ardından önce Allah'tan rahmet dileyip sonra Toprağı bol olsun demek biraz tuhaf,, len ölen bir kişinin ardından bunları yazacağımı hiç düşünmezdim,, tek sebep ise,, ardından yapılan cenaze merasimleridir,, Allah ahiretini bilir,, müslüman ise Allah rahmet eylesin, 🤲🏻,, gayri müslim ise,, toprağı bol olsun,,
Ledler içinde uyuversin dememişler... Helal
@melikebuzc arkadaşım dinde zorlama yoktur İnanan İnanır inanmayan İnanmaz inanmıyor diye Niye sen kendini harap ediyorsun ki
Anaa Allah rahmet eylesin dediler ben şok birileri rahmet dilemiş adamcagıza😮
Kaliteli insanlar👏👏
Mekanı cennet olsun inşallah
Çok şükür iki tane insan gördük güzel dualar Eden Allah razı olsun sizden👏👏👏
Allah rahmet eylesin
Allah rahmet eylesin dıyebılen nadir sanatçılardan abılerımız . 🤲🤲🤲
😢😢🤲
Vefat eden tüm canlarımıza ve merhum Serhat Kılıç kardeşimize Allah’tan gani gani rahmet, yakınlarına sabır diliyorum. Ölüm, ne zaman geleceği belli olmayan ilahi bir takdirdir. Bazen evlat anne-babasını, bazen dağ gibi anne-babalar ciğerparelerini toprağa veriyor. O an geldiğinde ilahi takdir karşında çaresiziz. Bu yüzden ölüm, insana acziyetini hatırlatan en büyük nasihattir. Şüphesiz acıyı samimiyetle paylaşan herkesi tenzih ederim; ancak yarası olan zaten gocunur. Farklı inançtan dostlarımızın bile cenaze adabımıza gösterdiği inceliğe şahit oluyoruz. Nitekim Hz. Mevlânâ "Edep, kişinin aklının aynasıdır" buyurur. Ancak bir de madalyonun acı yüzü var: İnsanın yaşarken neler çektiğini, ne zorluklar yaşadığını çok iyi bilenler; o sağken bir gün olsun kolundan tutup "Kardeşim, nedir senin bu halin?" diye sormayanlar, öldükten sonra mikrofonların önüne geçip timsah gözyaşlarıyla sahte dostluk söylevleri çekiyorlar. Hakiki dostluk; varlıkta da yoklukta da sessiz çığlıkları duyabilmektir. Yaşarken yalnız bırakıp, vefat edince Kameralar önünde "en yakın dost bendim" tiyatrosu oynayanlar kendilerinden utansın. Bununla da kalmayıp cenazelerde kilise müziklerine özenmek, mum yakmak ve tabutun arkasından alkış tutmak tam bir şuursuzluktur. Cenazede mum yakmak nedir Allah aşkına? Kendi benliğimizi, değerlerimizi ve inancımızı bu kadar mı kaybettik? Bizim dinimizde de, bin yıllık töremizde ve örfümüzde de cenazede mum yakmak veya alkış tutmak yoktur! Bütün hak mezheplerde ve fıkıhta cenaze adabı sükûnet, tefekkür, vakar ve duadır. "Yakışmadı ölüm sana", "çok erken oldu" diyerek kaderi sorgulamak ya da "ışıklar içinde uyusun", "yıldızlar yoldaşı olsun" gibi seküler ve içi boş ifadeler kullanmak bu yozlaşmanın parçasıdır. Bizim ihtiyacımız süslü laflar veya ithal ritüeller değil; Cenab-ı Hakk'ın sonsuz rahmeti ve kabrimizi "Nur" ismiyle aydınlatmasıdır. "İnandığı gibi yaşamayanlar, yaşadığı gibi inanmaya başlar" kelamının canlı örneğini görüyoruz. Yarın biz de göçtüğümüzde uydurma ritüellere, sahte gözyaşlarına veya alkışlara değil, samimi bir Fatiha’ya ve Allah’ın rahmetine muhtacız. Bize öğretilen asalet budur.
İlk defa Allah rahmet eylesin diyen birini duyduk😂😂😂