Rol arkadaşı Serhat Mustafa Kılıç’ı son yolculuğuna uğurlamak için Harbiye Muhsin Ertuğrul Sahnesine gelen Yasemin Baştan’ın cümleleri boğazında düğümlendi… gözyaşlarına hakim olamayan Baştan, eski dostuna duygu dolu sözlerle veda etti.
Video şu anda site içinde başlatılamadı.
Kaynak adres yenilenirken tekrar deneyebilir veya isterseniz özgün paylaşımı açabilirsiniz.
Instagram'da İzle →
Gece Magazin
Rol arkadaşı Serhat Mustafa Kılıç’ı son yolculuğuna uğurlamak için Harbiye Muhsin Ertuğrul Sahnesine gelen Yasemin Baştan’ın cümleleri boğazında düğümlendi… gözyaşlarına hakim olamayan Baştan, eski dostuna duygu dolu
Rol arkadaşı Serhat Mustafa Kılıç’ı son yolculuğuna uğurlamak için Harbiye Muhsin Ertuğrul Sahnesine gelen Yasemin Baştan’ın cümleleri boğazında düğümlendi… gözyaşlarına hakim olamayan Baştan, eski dostuna duygu dolu söz
Gece MagazinVideo
KONULAR
KAYNAK
● YORUMLAR (31)
Ekranların önünde meğer erimiş gitmiş tükenmiş bitmiş kimse hiçbir arkadaşı farkedememiş koluna girip hadi abi bir hastaneye gidelim kontrole dememişler ağlıyorsunuz salya sümük eyvallahta hiçmi kimse farketmedi boyunda boyunluk tansiyon (kötü alışkanlıklar olabilir herkesin kendi hayatı)bir arkasaşida dememiş abi gel hastaneye salma kendini...Bizim burnumuz aksa hastaneleri ayağa kaldırıyoruz...Bunasıl dostluk bu nasıl sevgi ben anlamadım kaderine terk etmişsiniz çok sevdiğiniz arkadaşınızı...Bana yakın otursaydı o adam ölmezdi alır tedavilerini yaptırırdım...
😢😢😢😢
😢😢😢❤️❤️
Xanimda ne gozel medeniyyet var. Musahibede bele eyneyin qakdurib, danisir, cavab verir. Sade ve medeni xanim ❤️
😢😢😢😢😢
Vefat eden tüm canlarımıza ve merhum Serhat Kılıç kardeşimize Allah’tan gani gani rahmet, yakınlarına sabır diliyorum. Ölüm, ne zaman geleceği belli olmayan ilahi bir takdirdir. Bazen evlat anne-babasını, bazen dağ gibi anne-babalar ciğerparelerini toprağa veriyor. O an geldiğinde ilahi takdir karşında çaresiziz. Bu yüzden ölüm, insana acziyetini hatırlatan en büyük nasihattir. Şüphesiz acıyı samimiyetle paylaşan herkesi tenzih ederim; ancak yarası olan zaten gocunur. Farklı inançtan dostlarımızın bile cenaze adabımıza gösterdiği inceliğe şahit oluyoruz. Nitekim Hz. Mevlânâ "Edep, kişinin aklının aynasıdır" buyurur. Ancak bir de madalyonun acı yüzü var: İnsanın yaşarken neler çektiğini, ne zorluklar yaşadığını çok iyi bilenler; o sağken bir gün olsun kolundan tutup "Kardeşim, nedir senin bu halin?" diye sormayanlar, öldükten sonra mikrofonların önüne geçip timsah gözyaşlarıyla sahte dostluk söylevleri çekiyorlar. Hakiki dostluk; varlıkta da yoklukta da sessiz çığlıkları duyabilmektir. Yaşarken yalnız bırakıp, vefat edince Kameralar önünde "en yakın dost bendim" tiyatrosu oynayanlar kendilerinden utansın. Bununla da kalmayıp cenazelerde kilise müziklerine özenmek, mum yakmak ve tabutun arkasından alkış tutmak tam bir şuursuzluktur. Cenazede mum yakmak nedir Allah aşkına? Kendi benliğimizi, değerlerimizi ve inancımızı bu kadar mı kaybettik? Bizim dinimizde de, bin yıllık töremizde ve örfümüzde de cenazede mum yakmak veya alkış tutmak yoktur! Bütün hak mezheplerde ve fıkıhta cenaze adabı sükûnet, tefekkür, vakar ve duadır. "Yakışmadı ölüm sana", "çok erken oldu" diyerek kaderi sorgulamak ya da "ışıklar içinde uyusun", "yıldızlar yoldaşı olsun" gibi seküler ve içi boş ifadeler kullanmak bu yozlaşmanın parçasıdır. Bizim ihtiyacımız süslü laflar veya ithal ritüeller değil; Cenab-ı Hakk'ın sonsuz rahmeti ve kabrimizi "Nur" ismiyle aydınlatmasıdır. "İnandığı gibi yaşamayanlar, yaşadığı gibi inanmaya başlar" kelamının canlı örneğini görüyoruz. Yarın biz de göçtüğümüzde uydurma ritüellere, sahte gözyaşlarına veya alkışlara değil, samimi bir Fatiha’ya ve Allah’ın rahmetine muhtacız. Bize öğretilen asalet budur.
😢😢😢😢الله يرحمه ويغفر له ويسكنه فسيح جناته يارب العالمين اللهم امين يارب
😢
😢😢😢
😢😢
😢😢😢😢😢😢
😍😍😍😢